Yerel Seçimler Sonrası Türkiye: Mülteci Karşıtlığı Yükseliyor mu?

yerel seçimler

Türkiye geçen yazdan bu yana ekonomik krizler ve işsizlik ile mücadele ediyor. Türk İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Ocak 2019 raporu 1988’den bu yana en yüksek genç işsizliğinin yaşandığını ortaya koydu.  Liranın değer kaybı, yaşam maliyetinin yükselmesi ve diğer ekonomik problemler halkın göçmenlere olan bakış açısını da etkiliyor.

Burak Akıncı imzasıyla Xinhua’da yayımlanan haberde, yerel seçimler sonrası Türkiye’nin Suriyeli mültecilere olan bakışı ele alındı. Konuyla ilgili çeşitli bakış açılarını değerlendiren habere göre, özellikle son yerel seçimlerden sonra, ülkedeki Suriyeli mülteciler, yerel halktan gelen öfkeyle karşı karşıya kalıyor. Halkın tutumu düşmanlık seviyesinde olmasa da Suriyeliler arasında kimliklerini saklamaya neden olan bir tedirginliğe yol açıyor.

Yerel seçimlerde birçok muhalefet partisi mevcut durumu lehine çevirmeye çalıştı. Tanju Özcan, Cumhuriyet ve Halk Partisi’nden (CHP) adaylığını koyduğu Bolu Belediye Başkanlığını kazandığında, en çok tepki çeken göçmen karşıtı vaatlerini yerine getirmekte gecikmedi. Birçok büyükşehirde seçimi kazanan CHP’nin İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu da partisinin genel görüşlerini paylaşarak Suriyeli mültecilerin gitmesini istediklerini tekrar etti.

İktidar partisi AK Parti de Suriyeli mültecilere karşı bir tutum sergilememekle birlikte söylemini değiştirmek durumunda kaldı. AK Parti’nin ifadelerinde gönüllü geri dönüş vurgusunu artırdığı görülüyor. Buna en büyük örnek olarak İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun Suriye’deki askeri operasyonlardan sonra 320 bin mültecinin gönüllü geri dönüş yaptığını açıklaması kabul edilebilir.

Yazıda Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı’nda (TEPAV) göç üzerine çalışan araştırma görevlisi Omar Kadkoy ve Boğaziçi Göç Araştırmaları Merkezi (BOGAM) Direktörü Mehmet Enes Beşer’in yorumlarına da yer verildi.

Kendisi de Suriyeli bir mülteci olan Omar Kadkoy’e göre ekonomik problemler nedeniyle Suriyelilerin kolayca günah keçisi ilan edilmesi yeni karşılaşılan bir durum değil. Türk hükümetinin bunu engellemek için daha şeffaf bir strateji ortaya koyması gerektiğini ekleyen Kadkoy “Suriyeliler için onları tartışmalı misafirlik statüsünden çıkaran belirgin bir yolun” çizilmesi gerektiğini ifade etti.

Direktörümüz Mehmet Enes Beşer ise “Belli bölgelerde bazı illerde, özellikle Güney ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde mültecilere karşı somut bir tepki var. Ancak Türk nüfusu içindeki Suriyeli mültecilere karşı bu hoşnutsuzluk genel bir düşmanlık haline gelmedi.” yorumlarını yaptı. Beşer ayrıca, mülteci akınının ülkenin sosyal ve ekonomik dokusu üzerinde yapacağı etkinin halka açıklanmamasını problemli bulduğu ifade etti.