Batı Avrupa ülkelerine ulaşmak amacıyla Arnavutluk, Karadağ ve Bosna-Hersek üzerinden yeni balkan güzergahını kullanan göçmen ve mültecilerin sayılarındaki artış, bölgede meydana gelebilecek olası bir insani ve güvenlik krizine dair endişeleri körüklüyor.

Bölgede ülkelerinin güvenlik ve insan hakları yetkilileri, özellikle bugünlerde Bosna-Hersek’te etkisini bir hayli göstermekte olan göç krizinin üstesinden gelebilmek için yeni önlemler üretmek amacıyla 7 Haziran’da Saraybosna’da bir toplantı düzenledi.

Yakın zamanda Balkan ülkelerinin Batı Avrupa’ya ulaşmak için transit bölge olarak kullanılması, bu bölgedeki ülkelerin sınır güvenliğinin yetersizliği bakımından birbirlerini suçlamalarına neden olmaktadır. Daha önceden bölgede yapılan toplantının ardından yapılan bir açıklamaya göre Bosnalı yetkililer, komşu ülkelerin konuyla alakalı olarak ‘dürüst olmamalarından’ ve göçmenlerle mültecileri Bosna topraklarına yönlendirmelerinden şikayetçi olduklarını belirtmişlerdir. 31 Mayıs’ta düzenlenen bir basın toplantısında Bosna-Hersek’in Güvenlik Bakanı Dragan Mektic konuyla alakalı olarak şunları ifade etmiştir: ‘’Sırbistan hükümetinin İranlı vatandaşlara verdiği vizeyi yürürlükten kaldırması ülke olarak ciddi bir problemle karşı karşıya olmamıza neden olmaktadır. İranlı vatandaşlar Sırbistan’a meşru olarak gelip bizi(Bosna-Hersek) illegal olarak geçerek Batı Avrupa ülkelerine göç etmeye çalışmaktadır. Bizim herhangi bir şekilde Sırbistan’ın vize rejimini belirleme gibi bir hakkımız yoktur, ancak Sırbistan hiçbir problem olmadan bize yeniden kabul edilme hakkını tanımalıdır.’’

Dragan Mektic aynı basın açıklamasında 7 Haziran’da Avusturya ve Macaristan gibi Güneydoğu Avrupa ülkelerinin de davet edileceği bir uluslararası göç konferansının yapılacağını duyurmuştu.  Ayrıca kendisi konferansın duyurusuna ek olarak şunları ifade etmiştir: ‘’Bu konferansta sorulması gereken soruları soracağız ve bölgede bulunan ülkelerle beraber olası bir mülteci krizini nasıl önleyebileceğimizi tartışacağız. Gelen bilgilere göre diğer ülke topraklarında sadece 100-300 arasında göçmen bulunurken bizim ülkemizde(Bosna) bu sayı şu anda 5,000’den fazladır.’’ Bosna’da bulunan 5,000 illegal göçmenin yanı sıra 4,125 tane de iltica başvurusu bulunmaktadır.

Uluslararası Göç Örgütü ve Birleşmiş Milletler de 1 Haziran’da yaptığı açıklamada Balkanlardan yapılan transit göçün giderek arttığını belirtmişlerdir. Mayıs ayı itibariyle Bosna-Hersek, Karadağ ve Arnavutluk’ta 6,700’den fazla kayıtlı göçmen ve sığınmacı bulunmaktadır. Tüm 2017 yılı boyunca ise bu sayı 2,600 civarında kalmıştır.

31 Mayıs’ta Avusturya medyasının yaptığı bir habere göre Avusturya İçişleri Bakanlığı Göç ve İnsan Hakları Departmanının direktörü, göçmenlerin son zamanlarda sıklıkla kullandığı bu yeni balkan güzergahını ‘cami güzergahı’ olarak adlandırmıştır. Kendisinin ifade ettiğine göre bu bölgelerdeki camiler aktif olarak mültecilere çeşitli yardım ve destek sağlamaktadır.

Bosna-Hersek’te giderek artan göçmen ve mülteci sayısından dolayı Hırvatistan da kendi sınırlarındaki güvenlik önlemlerini arttırmıştır. Şimdilerde, başta Bosna-Hersek olmak üzere, Sırbistan, Karadağ ve Arnavutluk’ta bulunan göçmenlerle mülteciler resmi olarak sadece zorunlu iltica statüsüne başvurabiliyorlar ancak çoğu bu ülkelerde kalmaktan ziyade Batı Avrupa ülkelerine geçmek için Hırvatistan sınırına ulaşmaya çalışıyorlar.

Diğer yandan, Karadağ ise bu beklenmedik göç ve mülteci akınlarından ötürü Arnavutluk ile olan sınırını 26 kilometrelik telli çit ile çevrelemiştir ve Karadağ İç İşleri Bakanlığı Sınır Güvenliği Departmanının başında bulunan Vojislav Dragovic, Arnavutluk ile olan ülke sınırına yapılan yeni çitin inşası için Macaristan’ın da yardım önerdiğini belirtmiştir. Karadağ hükümeti de kendi sınırlarındaki göçmen ve mülteci artışından dolayı Arnavutluk’u suçlamaktadır. Çünkü Vojislav Dragovic’in 29 Mayıs’ta Karadağ yerel basınına verdiği bir demece göre aralarındaki göçmenlerle mültecilerin yeniden kabul edilmesiyle alakalı yaptıkları iki taraflı anlaşmaya rağmen Arnavutluk, ülkesindeki çoğu göçmen ve mültecileri ülke sınırında geri çevirip tekrardan Karadağ’a yollamaktadır.

Arnavutluk’ta ise kendi sınırları içerisinde polis tarafından durdurulan göçmen sayısı geçen yıla kıyasla 15 kat artmıştır. Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın 30 Mayıs’ta Avusturya basınına yaptığı bir açıklamada Mayıs ayı itibariyle kendi ülkelerinde 2,311 göçmenin bulunduğunu ifade etmiştir. Bu sayı geçen senenin Mayıs aylarında ise sadece 160 civarındaydı.

Her ne kadar 2015 yılındaki ‘Balkan güzergahından’ gerçekleşen göç akınlarına kıyasla bu sayılar çok küçük kalsa da bu durum bölgede bulunan ülkeleri endişeye sürüklemeye yetmiştir. 2015 yılındaki güzergahta yüzlerce binlerce göçmen ve mülteci, Batı Avrupa’ya geçmek için Balkan ülkelerini transit noktalar olarak kullanmıştır ancak o dönemde Bosna-Hersek, Karadağ ve Arnavutluk bu güzergah için önemli yer teşkil etmemiştir.