Venezuela’da Krizin Etkileri: Göçmen Akını 3 Milyona Ulaştı

venezuela'da

Yaşanan ekonomik kriz sonucunda ülkesini terk etmek durumunda kalan Venezuelalıların sayısı her geçen gün artıyor. Ekonominin serbest düşüşte olduğu petrol ülkesinde milyonlarca Venezuelalı hiper enflasyon, elektrik kesintileri, gıda ve ilaç kıtlığıyla boğuşuyor.

Ekonomik Krizin Pençesindeki Venezuela

Ülkedeki hiper enflasyon %100.000 düzeyine ulaşırken para birimindeki değer kaybı insanların alım gücünü zayıflatıyor. Venezuela ekonomisinin kötü gidişatını durdurmak için hükümetin “sihirli formül” olarak adlandırdığı “ekonomik önlem paketi” kapsamında paradan beş sıfır atarak “güçlü bolivar” yerine “egemen bolivar” para birimine geçilmesi de ekonomik krizin etkilerini yok etmedi. Venezuela’da 2018 sonu için IMF’in enflasyon tahmini  %1.000.000 ve 2019 için %10.000.000 olarak öngörülüyor.

Venezuelalıların karşı karşıya olduğu nakit sıkıntısı ve gıda kıtlığı nedeniyle besin yetersizliği rekor seviyeye ulaşmışken, altyapı hizmetlerinin yetersizliği nedeniyle yaşanan elektrik ve su kesintileri de hayatı oldukça zorlaştırıyor. Haneler ve işyerleri için sorun teşkil eden elektrik kesintileri üretimi olumsuz etkilemesinin yanı sıra hâlihazırda hastanelerde çok daha ciddi sorunlara neden olup ölümcül sonuçlara yol açabiliyor. Elektrik kesintilerinden ölülerin bile etkilendiği Venezuela’da morglardaki cesetler soğutma sistemlerini çalıştıracak elektrik olmadığı için çürüyor. Hamile kadınlar çocuklarını doğurmak ve aşılarını yaptırmak için Kolombiya sınırını geçiyor. İlaç kıtlığı nedeniyle ihtiyaç duydukları ilacı haftalarca aramak durumunda kalan Venezuelalıların sağlık hizmetlerine erişimde yaşadıkları aksaklıklar ülkeyi terk etmelerinde önemli bir etken haline geliyor.

Ekonomik Krizden Göç Dalgasına: Venezuela’da Neler Oluyor?

3 Milyona Ulaşan Kitlesel Göç

BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) Ağustos 2018’de ekonomik kriz dolayısıyla 2,3 milyon kişinin Venezuela’dan Kolombiya, Ekvador, Peru ve Brezilya gibi ülkelere göç ettiğini açıklamıştı. Venezuelalıların gıda sıkıntısı yaşadığını ve göç edenlerin 1,3 milyonunun yetersiz beslenme nedeniyle ülkesini terk ettiğini belirten OCHA, ülkede tıbbi malzeme ve sağlık hizmetleri konusunda sorunlar yaşandığını duyurmuştu.

Kasım 2018 itibariyle UNHCR’ın “Latin Amerika tarihinin en büyük toplu göçlerinden biri” olarak nitelendirdiği göç akını ile Venezuela’yı terk edenlerin sayısı 3 milyona ulaştı. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği sözcüsü William Spindler göçün özellikle son 6 ay içinde hızlandığını bildirdi. Birleşmiş Milletler verilerine göre ekonomik ve siyasi kriz nedeniyle 2015’ten bu yana ülkeyi terk eden Venezuelalıların sayısı 3 milyona ulaşırken, 32 milyon nüfusu bulunan Venezuela’da ülkeyi terk edenlerin sayısı hâlihazırdaki nüfusun yaklaşık 12’de birini oluşturuyor.

Güney Amerika’da büyük bir hareketliliğe neden olan göç akınında Venezuela’dan ayrılanların büyük çoğunluğu Kolombiya, Ekvador ve Peru’ya gidiyor. Hâlihazırda 1 milyon Venezuelalıya ev sahipliği yapan Kolombiya’ya her gün yaklaşık 3 bin kişi göç ediyor. Kolombiya hükümeti göç akınının bu seviyede devam etmesi durumunda 2021 yılında ülkede 4 milyon Venezuelalının yaşıyor olabileceğini belirtti. Ekonomik kriz nedeniyle ülkelerini terk etmek durumunda kalan Venezuelalıların çoğu Kolombiya’ya giderken geri kalanı da başta Ekvador ve Peru olmak üzere Şili, Brezilya ve Amerika Birleşik Devletleri gibi kıtadaki diğer ülkelere dağıldı. Göçmenlerin azımsanmayacak bir kısmı da İspanya başta olmak üzere Avrupa ülkelerine göç ediyor.

Mevcut göç dalgası Venezuelalıların göç ettiği hedef ülkelerin bir kısmında kriz etkisi yarattı. Sağlık, barınma, eğitim gibi pek çok konuda hizmet sağlaması beklenen hedef ülkelerin yerli halkları ile Venezuelalı göçmenler arasında kaynakların paylaşımı noktasında gerilimler yaşanıyor. Venezuela’ya komşu olan ülkeler, göçmen akışını kontrol edebilmek için yeni kısıtlamalar getiriyor. Ekvador ve Brezilya göçmenlerden en çok etkilenen bölgelerde olağanüstü hâl ilan etti. Peru daha önce sadece kimlik göstererek ülkeye girişlerine izin verdiği Venezuelalılara sınır geçişlerinde pasaport zorunluluğu getirdi. Ekvador hükümeti de benzer bir girişimde bulunmuştu ancak insan hakları grupları kararı mahkemeye götürdü ve mahkeme kararı bozdu.  Brezilya’nın Amazon bölgesindeki Roraima eyaletinin sınırı kapatma girişimi de mahkeme tarafından engellendi. 

Bölge Ülkeleri ve Quito Zirvesi

Ekvador’un başkenti Quito’da bir araya gelen 13 Latin Amerika ülkesinin temsilcileri, Venezuela’daki ekonomik kriz ve siyasi çatışmalardan kaçarak komşu ülkelere sığınan göçmenlerin durumunu ele aldı. Zirveye katılan 11 ülke, ekonomik krizin yaşandığı Venezuela’dan kaçan göçmenlerin yaşadığı insani krize dikkat çekerek uluslararası kamuoyuna destek çağrısı yaptı. Ekvador’un ev sahipliğinde düzenlenen zirvede 11 ülkenin uzlaşı sağladığı 18 maddelik bir deklarasyon yayınlandı. Quito Deklarasyonu’na Bolivya ve Dominik Cumhuriyeti imzacı olmazken Arjantin, Brezilya, Ekvador, Kosta Rika, Kolombiya, Şili, Meksika, Panama, Paraguay, Peru ve Uruguay imza attı. Daha fazla iş birliği ve bilgi paylaşımının yanı sıra Kolombiya gibi göçten en çok etkilenen ülkelere destek olunması konusunda uzlaşılan deklarasyonda “Venezuela hükümetine vatandaşlarına nüfus cüzdanı, pasaport ve doğum belgesi gibi gerekli kimlik ve seyahat dokümanlarını sağlama çağrısı yapıyoruz.” ifadeleri yer aldı. Venezuelalı yetkililer toplantıya davet edilmelerine rağmen katılmazken Venezuela hükümetini destekleyen Küba ve Nikaragua ise zirveye temsilci göndermedi.

BM’ye bağlı Uluslararası Göç Örgütü (IOM) Ağustos 2018’de Venezuela’daki göçün 2015 yılında Akdeniz’de yaşanan mülteci krizine benzer bir noktaya doğru gittiği uyarısında bulunmuştu. IOM sözcüsü Joel Millman “Durum, dünyanın diğer yerlerinde, özellikle Akdeniz’de olduğu gibi bir krize doğru gidiyor. Zor durumlar çok hızlı şekilde krizlere dönüşebiliyor ve buna hazırlıklı olmalıyız” sözleriyle uluslararası toplumu uyarmış, Venezuela’da yaşanan göç nedeniyle destek çağrısında bulunmuştu.

Hükümet ve Venezuela Halkı

Maduro’nun yönetimindeki sosyalist hükümete göre ülkede bir ‘‘göç krizi’’ bulunmuyor. Venezuelalı yetkililere göre göç edenlerin toplamı son iki yılda yalnızca 600 bin kişi olmasına rağmen bu rakamlar şişirilerek olduğunun katbekatı rakamlarla lanse ediliyor. Hükümete göre dış mihraklar Venezuela’nın iç işlerine karışmak için sahte haberlerle ülke hakkında olumsuz bir algı oluşturuyor.

Dünyanın kanıtlanmış en büyük petrol rezervine sahip olmasına rağmen hâlihazırda ekonomik krizin pençesinde olan Venezuela’daki hükümet karşıtı protestolarda ekonomik krizin müsebbibi olarak Maduro suçlanıyor. 1999’dan beri Hugo Chavez ve ardından Nicolas Maduro’nun yönettiği ülkede 19 yıldır iktidarda olan sosyalist yönetimin yaptığı hatalar nedeniyle ekonomik kriz yaşandığını öne süren Venezuelalıların çoğu yaşanan kriz nedeniyle bu iki lideri sorumlu tutuyor. Sosyalist hükümetin petrol ithal ederek halka sosyal yardımlar vermesinin zamanla ülkede üretime ket vurması sonucunda Venezuela’nın üretemez hale geldiğini belirten Venezuelalılar, petrol fiyatlarının düşmesiyle karşı karşıya kaldıkları ekonomik krizde ülkeyi rantiye devlete dönüştüren liderleri suçluyor.

Geçtiğimiz aylarda İstanbul’da Nusr-Et adlı lüks bir lokantada yemek yemesiyle gündeme gelen Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun bu tutumu Venezuela’da muhalefetin önde gelen isimleri ve sosyal medya kullanıcıları tarafından eleştirildi. Venezuela Kongresi’nin eski başkanı muhalif lideri Julio Borges, Twitter üzerinden attığı mesajda, “Venezuelalılar acı çekerken ve açlıktan ölürken, Nicolas Maduro ve Cilia, Venezuela halkından çaldıkları paralarla dünyanın en pahalı lokantalarından birinde sefa sürüyor” dedi. Sosyal medyada, Maduro’ya tepki olarak Gökçe’nin ünlü hareketiyle bir çocuk iskeletinin üzerine tuz serptiğini gösteren görseller paylaşıldı.

Nüfusun %87’si açlık sınırında yaşayan Venezuela’da halk, ülkede yaşanan ekonomik krize rağmen yöneticileri ülke gerçeklerinden kopuk olmakla suçluyor. Yaşanan ekonomik krizle mücadele edilemediği müddetçe hâlihazırdaki yaşam koşulları nedeniyle Venezuelalıların göçü devam edecek gibi görünüyor.

 

Kaynaklar: Euronews, Anadolu Ajansı, BBC