Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Yurt Dışında Yaşayan Türk Vatandaşı Olan ve Vatandaşlıktan İzinle Çıkmış Kadınların ve Ailelerin Sorunları ve Çözüm Önerileri Alt Komisyonu, Avrupa’da yaşayan Türk kökenlilerin durumunu inceleyen 180 sayfalık raporunu açıkladı.

T24‘te Hülya Karabağlı hazırladığı habere göre hazırlanan rapor Avrupa’da yaşayan Türklerin mevcut durumları, yaşadıkları sorunlar ve bu sorunların çözümü için tavsiye ve atılacak adımları içermektedir. Raporda kadına şiddet konusunda yaşanılan sorunlardan, pek çok sorunda başvuru yollarına, mahkumların yaşadığı dil sorunlarına, İslamofobiyle mücadeleden, türklerin gönüllülük faaliyetlerinde bulunmasına kadar pek çok konuya değinilmiştir.

 

Almanya’da Türkler ve İslamofobi

Raporda belirtilen verilere göre ilk sırada Almanya olmak üzere 6 milyon Türkün Avrupa’da yaşadığı belirtilmiştir. Haberde yer alan araştırmada “başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın pek çok ülkesinde Müslümanlığı Türkler üzerinden tanıdığı, Fransa ve İngiltere’nin farklı tecrübeleri olduğu ancak Almanya’nın bu konudaki tecrübelerinin büyük ölçüde Türkler üzerinden gerçekleştiği, özellikle 1990 sonrasında İslamofobinin artmasıyla birlikte Türklerin göz önünde olduğu, mülteci akını ve Suriyelilerle birlikte İslamofobinin de kapsamı ve boyutlarının değişeceği” ifade edilmektedir. Türklerin yaşadığı dil sorunu, maruz kaldıkları ayrımcılık, İslamofobi ve işsizlik gibi sorunlara yer verilen rapor, yurt dışında yaşayan Türk kökenlilerin yüzde 90’ının kendisini ‘Türk’ olarak tanımladığı, kendini sadece Alman, sadece Belçikalı, sadece Fransız olarak tanımlayanların oranının ise yüzde 1’den az olduğu belirtildi.

 

“İslamofobi Var mı?”

Diğer bir önemli veri ise şöyle; “Müslüman ya da Türk olduğum için Almanya, Belçika ya da Fransa’da haksızlığa uğradığımı düşünüyorum.” diyenlerin oranının yüzde 20’lerde olduğu, “Çevrenizde, sizin dışınızda Müslümanlar ya da haksızlığa uğruyor mu?” sorusuna olumlu yanıt verenlerin oranının yüzde 30’a çıktığı, Avrupa’da Türkler “İslamofobi var mı?” sorusuna olumlu yanıt verenlerin oranının %30 civarında olduğu, sebep olarak ise “Bazı Müslümanların yanlışları.” ya da “Kendimizi iyi anlatamamak.” gibi gerekçelerin gösterildiği ifade edilmiştir.

 

Avrupa’da Doğum Oranları Azalıyor

Avrupa’daki yaşayan Türk kökenli göçmen ailelerin gün geçtikçe küçüldüğü bununla birlikte doğum oranlarının azaldığını vurgulanan raporda Almanya’da 1991 yılında 43 bin 971 olan doğum sayısının hızla düşüş yaşayıp 2013’te 12 bin 607 olduğu belirtilmiştir. Hazırlanan raporda bu konuyla alakalı olarak; “Gençler, evlilik ve aile kurma konusunda bilinçlendirilmelidir. Çocuk eğitimi konusunda problem yaşayan ebeveynlere danışmanlık hizmeti verecek profesyonel ve daimi eğitim merkezlerinin açılması sağlanmalıdır. Anne babalarının vatandaşlıktan çıkması nedeniyle çocuğun da Türk vatandaşlığını kaybetmesi ve dolayısıyla çifte vatandaşlığı kaybetme sorununun çözümü için ilgili kanun hükümleri gözden geçirilmelidir.

 

Diğer Önlemler

Avrupa’ya özel yayın yapan kanalların program kalitesi artırılmalı, kültürel yozlaşmaya neden olacak içeriklerden arındırılmalı, bilinçlendirici, eğitici, ana vatanla bağları kuvvetlendirmeye yönelik programlar yayınlanmalıdır.” ifadeleri raporda yer bulmuştur. Diğer bir taraftan raporda, şu önerilerde de bulunuldu: “Yurt dışındaki Türk STK’ler güçlendirilmeli ve kapasiteleri geliştirilerek kurumsallaşmaları sağlanmalıdır. İlgili ülkelerde STK’ler nezdinde yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızı bir üst çatıda birleştirecek Sosyal Yardım Vakıfları kurulmasına yönelik çalışmaların hızlandırılması ve bu STK’ler, kadınların toplumsal katılımını arttıran ‘kadın teşkilatlarının’ kurulmasını teşvik etmelidir. Gençlerin, sosyal çalışan, aile hukuku uzmanı, avukat, din ve Türkçe öğretmeni, terapist, kültür tercümanı, pedagog ve psikolog olması teşvik edilmelidir.” gibi tavsiyelerde bulunulmuştur.