Suriye’de 6 Milyon Kişi Gıda Yardımına Muhtaç

Suriye'de

Suriye’de süregelen çatışma ortamı insani krizleri de beraberinde getiriyor. Rejim karşıtı silahlı grupların bulunduğu İdlib başta olmak üzere ülkenin kuzeyindeki birçok yerleşim yerinde gıda, barınma ve temel sağlık hizmetlerinde sıkıntılar yaşanıyor. 13 milyonu aşkın kişinin yardımlara bağlı olduğu ülkede 6 milyon kişi de gıdaya erişimde zorluk çekiyor.

Güney Bölgesinde 50 Bin Kişiye Yardım

İnsani yardım grupları ve uluslararası kuruluşların girişimleriyle Suriye’nin diğer bölgelerinde ise yardım çalışmaları devam ediyor. Son olarak geçtiğimiz hafta sonu başkent Şam’dan hareket eden Birleşmiş Milletler ve Suriye Arap Kızılayı konvoyu Ürdün sınırındaki Rukban bölgesinde 50 bin kişiye yardım ulaştırdı. Bölgede ayrıca 10 bine yakın çocuğa aşı uygulaması da yapıldı.

29 Ekim’de BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye özel oturumunda söz alan BM Acil Yardım Koordinatörü Mark Lowcock Rukban bölgesindeki durumun sene başında bu yana gittikçe ağırlaştığının altını çizdi. Yetersiz sağlık hizmetleri çok sayıda çocuğun hayati tehlike altında olduğunu belirten yetkili, mevcut şartların devam etmesi halinde krizin büyüyebileceği uyarısında bulundu.

İdlib’de İnsani Koşullar Endişe Verici

Çatışma koşulları sebebiyle İdlib bölgesinde insani koşulların gittikçe kötüleştiğini aktaran Lowcock, Rusya ile Türkiye’nin Eylül ayında İdlib’deki ateşkes konusunda uzlaşmasının ardından bir “umut ışığı” belirdiğini de sözlerine ekledi.

2015’te muhaliflerin hâkimiyetine geçen İdlib, muhalifler için önemli bir kazanım olarak görülmüştü. Yaşanan çatışmalar sonucu muhaliflerin Halep, Doğu Guta, Kuzey Humus, Kuneytra gibi bölgeleri kaybetmesinin ardından İdlib’in stratejik önemi artmış, ülke içinde yerinden edilen kişiler İdlib’e göç etmek durumunda kalmıştı. 2011’de yapılan nüfus sayımına göre İdlib’in nüfusu 1,5 milyon iken bölgedeki istikrarsızlı sonucu aldığı göçlerle günümüzde 3,5 milyona dayandı.

Çözüm Arayışları

2016’da Türkiye, İran ve Rusya’nın önderliğinde ‘‘Astana Barış Süreci’’ adlı barış inisiyatifi başlatılırken, bu kapsamda bölgede ‘‘çatışmayı azaltma bölgeleri’’ belirlenmesine karar verildi. Anlaşma uyarınca İdlib, Doğu Guta, Kuzey Humus ve Dera çatışmasızlık bölgeleri olarak belirlendi. 2017’de İdlib’in çatışmasızlık bölgesi olarak kabul edilmesinin ardından bölgede Türkiye 12, Rusya 10 ve İran 7 gözetim noktası inşa etti.

7 Eylül’de düzenlenen Türkiye-İran-Rusya Üçlü Zirvesi’nde İdlib’in durumu ele alınmış, yayınlanan ortak bildiride Suriye krizine askeri çözüm getirilemeyeceği ve İdlib’deki durumun Astana mutabakatı çerçevesinde ele alınacağı vurgulanmıştı. Zirvede İdlib’in Suriye’nin küçük bir modeli konumunda olduğuna değinen Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgeden gelecek muhtemel göç akınını önlemek için öncelikle terörle mücadelede başarılı olunması gerektiğini kaydetmişti.