Norveç Mülteci Konseyi (NRC), 2015 yılının yaz aylarında Türkiye sınırından Yunan adalarına geçiş yapan yaklaşık yarım milyon mültecinin yükünü azaltmak amacıyla Yunanistan’da operasyonlar başlatmıştı. Eylül 2015’te yapılan bir araştırmaya göre, Yunan adalarına her gün yaklaşık olarak 5,000 mülteci iltica etmekteydi ve Yunanistan hükümeti bu kadar fazla sayıdaki mültecilerin ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmaktaydı. Mülteciler ise Yunanistan’ı diğer Avrupa ülkelerine göç etmek için bir geçiş bölgesi olarak görmektelerdi. Lakin bu durum NRC’nin Yunanistan-Türkiye sınırında aktif olmaya başlamasıyla değişmeye başladı ve Yunanistan artık mültecilerin geçiş için kullandıkları bir ülkeden ziyade en az birkaç ay kaldığı bir yer haline geldi.

IOM Raporu: Akdeniz Üzerinden Avrupa’ya Göç Azaldı

İki sene önce, mültecilerin Avrupa’dan uluslararası koruma taleplerinin azaltılmasına yönelik AB ile Türkiye arasında yapılan anlaşmayla beraber 2016 yılında sınırı geçebilen mülteci sayısı 173,450’den 2017 yılında 29,700’e kadar düşmüş oldu.

Çıkarılan Dersler

NRC faaliyetlerini iki ana bölgede yürütmekteydi. Bunlardan bir tanesi binlerce mültecinin ilk vardığı yer olan Sakız Adası, diğer bölge ise binlerce mültecinin sınır kapatmalarından dolayı bulunduğu Kuzey Yunanistan.

Sakız Adası

Operasyonlarının ilk üç ayında NRC, bu bölgedeki 35,000 insana kapılarını açıp onların yiyecek, barınma, eğitim, kamp yönetimi ve sağlık hizmetleri gibi temel ihtiyaçlarına yönelik faaliyetleri yürütmekteydi. Yunanistan’daki mülteci krizi içerdiği etnik çeşitlilik açısından önemlidir çünkü o dönemde Yunanistan’da 33 farklı milletten mülteci bulunmaktaydı. Bu krizin başlarında durumu kontrol altına almak için insani yardım kuruluşlarının koordineli bir şekilde çalışması gerekiyordu ve NRC bu konu için diğer kurumlara öncülük ederek aralarındaki koordinasyonu sağlamış oldu.

Mart 2016’da yapılan açıklamayla beraber artık 20 Mart 2016 tarihi sonrası gelen mültecilerin resmiyette sığınmacı olarak kabul edilene dek adalarda kalması gerekiyordu. Bu durum adalarda çok fazla sayıda mülteci birikmesine neden oldu çünkü sığınmacı olarak tanınmaları için en az birkaç ay beklemeleri gerekmekteydi.

Sakız Adası’ndaki Souda alanında bulunan mültecilere NRC her gün 3,000 sıcak yemek sağlamakla beraber Vial alanında bulunan mülteciler için ise ek yemek teminatı yapmaktaydı. Ayrıca İsviçreli sivil toplum örgütü Be Aware and Share ile beraber NRC, Sakız Adası’nda mülteci olarak bulunan 300’den fazla çocuk ve gence temel eğitim sağlamaktaydı. Sakız Adası’ndaki bu faaliyetler European Commission Civil Protection and Humanitarian Aid Organization (ECHO)’dan gelen fonların kesilmesinin ardından 31 Temmuz 2017’de resmi olarak son bulmuş oldu.

Selanik, Kuzey Yunanistan 

Balkanların batısındaki sınırların Şubat 2016’da kapatılmasının ardından binlerce mülteci Yunan topraklarında mahsur kaldı. Yunanistan hükümeti Mayıs 2016’da yaklaşık 14,000 mülteciyi barındıran Idomeni kampını dağıtıp onları Yunan ordusu vasıtasıyla geçici bölgelere yerleştirdi.

NRC bu bölgelerdeki güvenlik ve yaşam standartlarıyla alakalı mevzulara odaklanıp Yunan otoritelerine bu geçici bölgelerinin yönetimi ve geliştirilmesi için destek verdi. 2016 yılının sonlarında, ECHO aracılığıyla, NRC buradaki bazı mültecileri şehirlere yerleştirip onların Yunan toplumuna adaptasyon süreçlerini kolaylaştırmaya yönelik faaliyetler düzenledi. Bu faaliyetler aracılığıyla Kuzey Yunanistan’da 332 apartmana 979 mülteci yerleştirilmiş oldu. Bununla beraber NRC bu bölgelere yerleştirilen çocukların eğitimlerine de destek sağladı ve 7 ila 15 yaş arasındaki 600 çocuğa İngilizce, Arapça, matematik ve fen bilgisi dersleri verildi.

Operasyonları Durdurma Nedenleri

Zaman içerisinde Avrupa Birliği, daha önceden NRC gibi sivil toplum örgütlerine sağladıkları fonları bu örgütlerden ziyade daha fazla kapasite ve kaynağa sahip olan Yunan idari kurumlarına aktardı. Adalardaki durum daha kritik bir hal almaya doğru devam ederken, şehirlerde ise yardım faaliyetleri mültecilerin uzun süreli topluma adaptasyon süreçlerine odaklanmaktaydı. Bu durum ECHO’nun yavaşla Yunanistan’da gerçekleştirilen operasyonlara sağladıkları fonları azaltacağını gösteriyordu. Bu durumda da NRC’nin önceliği, mağdur hak sahiplerine yapılan uzun dönemli destek ve yardımları garanti altına almaktı çünkü halen Yunanistan’da sığınmacı statüsüne geçmeyi bekleyen yaklaşık olarak 500,000 mülteci bulunmaktaydı.

NRC’nin kamplarda faaliyet gösterdiği iki ana alan olan Alexandria ve Veria’daki operasyonları artık Danimarka Mülteci Konseyi yürütecek. BM Mülteci örgütüyle diğer sivil toplum örgütleri ise NRC’nin şehirlerde mülteciler için yürütmüş olduğu eğitim ve konut faaliyetlerini devralacak. Son olarak, Serres kampındaki eğitim faaliyetleri ise artık UNICEF tarafından yürütülecek.