İranlı Mültecinin UNHCR Protestosu: “Her Kapıyı Çalacağım”

İranlı

İki yıl önce ağabeyinin şiddetinden kaçarak Türkiye’ye sığınan İranlı Derya, yirmi günü aşkın süredir Birleşmiş Milletler Yüksek Göç Komiserliği önünde bekliyor. Ağabeyinin Türkiye’de olduğunu öğrendiğini ve tehditlerine devam ettiğini belirten Derya, tek isteğinin üçüncü bir ülkeye yerleştirilmek olduğu söylüyor.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) önünde çevredeki vatandaşların verdiği battaniyelere sarılı halde bulduğumuz Derya ile hem eylemi hem de istekleri üzerine konuştuk.

Derya’nın Ankara’daki UNHCR önündeki bekleyişi sürüyor. (M.A.)

“Ben İran’da lisans okudum. Bir senede yüksek lisans okudum. Ama ağabeyim beni çıkardı. Zorla evlendirmek istedi, ben de kabul etmedim. O da beni öldürmek istedi, kaçtım ben de. İki sene önce buraya geldim. Bir buçuk sene Balıkesir’de yaşadım. Çok zor geçti. Ağabeyim orada olduğumu öğrendi. Ankara’ya geldim. Burada bir ay BM önünde kaldım. Sonra kadın sığınma evine gittim. Orada da dört ay kaldım. Orada şiddet gördüm, doktordan rapor aldım. Oradan çıktım. Şu anda 20 günü aşkın süredir buradayım. Hala buradayım ama hala BM’den daha cevap alamadım.”

“Kaç kere dedim tekrar diyorum bir köpek gibi size yalvarıyorum. Yani ben kendi gururuma şahsiyetime kırıldım ama önemli değil. Can güvenliğim benim için daha güvenli. Siz bana yardım etmezseniz kimse bana yardım etmiyor. Tek isteğim beni başka bir ülkeye gönderin.”

“Sabah bir kadın geldi, kendi Özbek eşi Türk. Beni görünce çok ağladı. Sen bir kızsın nasıl burada kalıyorsun. Biz evde kalıyoruz sen dışarıda. Böyle bir şey olur mu? İnsaniyet kalmadı. Benim elimden tutup, bizim evimize gel dedi. Eşyalarımı toplamaya kalkıştı. Hayır dedim. Rica ettim ben burada kalacağım diye. Çok ısrar etti bizle gel her sabah eşimle seni getirelim akşam geri eve gidelim diye. Çok şaşırdım. Bence insaniyet çok önemli, çok mahcup oldum. Hayat başkalarına yardım edince güzeldir. Burada zaman çok zor geçiyor ama çaresizlikten buraya geldim. Her kapıyı çalacağım belki bir kapı açılır. Ne yapacağımı hiç bilmiyorum sadece çabalayacağım. Tek ricam var bana yardım edin.”

 

Türkiye’ye gelmeden önce İran’da şikâyette bulundun mu?

Ağabeyim beni çok tehdit etti. Çok korktum. İran’da kadın sığınma evi yok. Kadınlara bakmıyorlar. Mesela şikâyet ediyoruz, hiç cevap alamıyoruz. Hiç kadınlara bakmıyorlar. İran’da yaşamadınız, orayı bilmiyorsunuz. Orada şikâyet diye bir şey yok. Ben bunu düşünmedim, şikâyette bulundum yine de ama beni tehdit etti. Hapisten çıktığım zaman senin burnunu keseceğim falan dedi. O yüzden şikâyetimi geri çektim.

Türkiye’ye nasıl geldin?

Ben oradan kaçarak buraya geldim. Evden kaçtım önce bir ay başka şehirde yaşadım ağabeyim orada olduğumu öğrenince oradan da kaçtım. Bir tane otobüs bileti alıp Türkiye’ye geldim. Yolda bir tane hanımefendi ile tanıştım. Bana BM var seni himaye eder, yardım ederler dedi. Ben de buraya geldim kayıt yaptım. Beni Balıkesir’e gönderdiler. Orada 1,5 yıl kaldım. Balıkesir’de çalıştım, paramı alamadım. Ev sahibi çıkarttı beni.

Ağabeyin nasıl haberdar oldu Balıkesir’de olduğundan?

Ben annemle konuşuyordum. Ağabeyim konuştuğumuzu duydu ve anneme çok vurdu, çok dövdü benim nerede olduğumu öğrenmek için, annem de söylemiş. Annemi tekrar aradım ve bana ağabeyimin Türkiye’de Balıkesir’de olduğumu öğrendiğini söyledi.

Balıkesir’den buraya geldim BM ile konuştum, ağabeyimin Balıkesir’de olduğumu öğrendiğini söyledim. Üçüncü ülkeye gitmek istediğimi söyledim. Ama bir cevap alamadım. Buraya geldiğim de ev tutabilmek için hiç param yoktu. Balıkesir’de bir buçuk sene hep kendi tuttuğum evde kaldım. Buraya geldim bir ay sokakta kaldım ilk eylemimi o zaman gerçekleştirdim sonra kadın sığınma evine gittim dört ay kaldım. Orada şiddet görünce çıktım oradan. Orada benden daha küçük bir kız üzerime çok geldi, dışarıda seni bulup öldüreceğim dedi. Çok korktum kalamadım orada. BM ile üçüncü ülke için konuştum, talep ettim. Onlar da bana bekle dedi.

Sen başvururken özel bir ülke belirttin mi?

Beni birkaç kez aradılar Kanada dediler ama hala belli değil. Benim için hiç fark etmez, tek istediğim buradan gitmektir. Bu ülkeden en hızlı şekilde çıkmak istiyorum. Benim için hiç fark etmez. Şu an için cevap için bekliyorum. Onlardan da rica ediyorum. Benim can güvenliğim yok burada, akşamları buradayım. Tehlikeli bir hayatım var. Çok çok zor.

Başka bir şehir’de sığınma evine geçmeyi düşündün mü? Çünkü burada olduğun duyuldu, burası da çok tehlikeli senin için, ağabeyin burada olduğunu da öğrenebilir.

Hayır ben burada cevap için bekliyorum, bekleyeceğim.

Doktorum ile konuştum, sığınma evinde iken ilaç kullandım. Hiç iyi değildim orada. Oradan çıkınca ilaçları bıraktım. Şuanda çok iyiyim. Stresim yok artık. İran’dan şiddet görüp kaçtım, buraya gelince yine başkalarından şiddet görüyorum. İran’da bir kişi var, burada kaç kişi var. Benim için burada beklemek bana daha iyi geliyor. Çok zordur ama daha iyi.

Hiç olmazsa gecelerini güvenli bir yerde geçirip, gündüzleri eylemine devam etsen?

Burası bana daha iyi geliyor. Cevap için bekleyeceğim.

Geceleri nasıl geçiriyorsun?

Çok zor. Havalar gittikçe soğuyor. Çok hastalandım.

Türkiye’de yüksek lisans yapmayı düşündün mü?

Evet üç ay önce konuştum. Bana dokuz ay sonra başlayacak dediler. Türkiye çok güzel bir ülke ama hayat benim için burada çok zor. Ağabeyimin kolaylıkla ulaşamayacağı bir yere gitmek istiyorum. Bir ay İran’da gizli kaldım, buldu beni. Türkiye’ye geldim Balıkesir’de buldu beni. Her yerde buluyor beni. Balıkesir’e geldi mi bilmiyorum. Ama bana arada mesajlar atıyor arkadaşlarımı göndereceğim diye.

Peki burada gündüzlerin nasıl geçiyor?

İngilizce çalışıyorum şuanda. Türkçeyi kendim öğrendim yine kendim İngilizce öğrenmeye çalışıyorum. Dili hızlı öğrenirim onu düşünmüyorum sadece güvende olmak istiyorum. Kafamın sakin olmasını istiyorum artık. Tek istediğim okumak. Başka ülkeyi can güvenliğim için istiyorum. Okumak istiyorum rahatça spor yapmak istiyorum. Başka bir şey istemiyorum.

Burada olduğundan ağabeyinin haberi var mı?

Annem mesaj attı bana. Haberlere çıktın, akrabalar haberi gördü. Burası da artık benim için güvenli değil.

Baban ne diyor peki bu duruma?

Biz aşiret gibiyiz. Babam da abimle aynı düşünüyor. Kız çocuğu olduğum için bana değer vermiyor. İran’da bizi koruyucu politikalar yok. 9 yaşında bile evlendirilen kız çocukları var. Beni evlendirmeye çalıştıkları altmış yaşlarında zengindi. (imam, din görevlisi)

Burada yaşayan bir Arap bana bir battaniye verdi. Buradan bir kadın bana yardımcı oldu. Telefonu şarj etmek için ve lavaboyu kullanmak için restorana gidiyorum, yardımcı oluyorlar. Bazen bana yemek getiriyorlar çok nadiren. Çok zor geçiyor.

Diğer ülkelere bireysel başvuruda bulundun mu?

Hayır. Bir avukat bana yardımcı olmak için buraya geldi. BM ile konuştu. Ama daha hiç bir şey olmadı. BM herhalde dosyamı göç idaresine verdi ama tam bilmiyorum. Dosyamı takip edemiyorum.

 

Üçüncü ülkeye yerleştirme süreci nedir ve nasıl işliyor?

Üçüncü ülkeye yerleştirme, mültecilerin sığındıkları ülkeden, koruma ve ihtiyaç duydukları yardıma ulaşacakları bir başka ülkeye gönderilmelerine olanak tanıyan bir çözümdür. Yalnızca çok sınırlı sayıda mülteci bu çözümden faydalanmaktadır. Bunun nedeni, her yıl üçüncü ülkeye yerleştirmeye yönelik sunulan kontenjanın çok az olmasıdır. Bu sebeple bu kontenjan, en hassas durumdaki kişilere, sığınma talebinde bulundukları ülkelerde risk altında olan ve menşe ülkelerine güvenli geri dönüş olanakları bulunmayan mültecilere ayrılmaktadır. Dünyadaki tüm mültecilerin %1’inden azı üçüncü ülkeye yerleştirilmektedir. UNHCR, bireylerin üçüncü ülkeye yerleştirilmek üzere uygun olup olmadıklarını belirlemek amacıyla en hassas durumdaki kişilerin tespit edilmesi için Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’yle (GİGM) işbirliği içinde çalışmaktadır. Üçüncü ülkeye yerleştirmeye ilişkin nihai kararlar UNHCR tarafından değil, mültecileri kabul eden ülkeler tarafından verilmektedir.