Yapılan çalışmalar gösteriyor ki her yıl göçmen işçiler Birleşik Krallığa ortalama bir İngiliz vatandaşının bulunduğundan 2.300 £ daha fazla katkıda bulunuyor.

Öte yandan Brexit, Avrupa Birliği işçileri üzerine yaptırımlar uygularsa göçmenlerin ödediği vergiler yükselmek zorunda kalacak. Çünkü göçmenler devlet hazinesine Britanya doğumlu vatandaşlardan daha fazla para ödemekteler. Bu miktar, hükümet için yapılan bir analizde 2.300 £ olarak belirlendi.

Göçmenlerin hayat boyu yaptıkları ödemelerin toplamı 78.000 £ iken, bu durum Birleşik Krallık vatandaşları için sıfır. Göçmenler için ödedikleri bu miktar yararlandıkları kamu hizmetlerinin ise altında kalmakta. Değerlendirmeyi gerçekleştiren Oxford Economics, bu ödemelerin, AB vatandaşlarının gelir vergisi oranlarına 5p (beş pens) eklenmesine eşit bir durum olduğunu belitiyor.

Araştırmacı Ian Mulheirn, “Kamu maliyesi söz konusu olduğunda, Avrupalı göçmenler diğer vergi mükellefleri üzerindeki vergi yükünü hafifleterek, maliyetinden önemli ölçüde daha fazla katkıda bulunuyorlar” açıklamasını yaptı.

Hükümet danışmanları bu sisteme “Brexit Sonrası Göç Sistemi” adını verirken, bu sistem sayesinde yüksek vasıflı işçilerin Birleşik Krallığa gelişinin kolaylaşacağını ancak düşük vasıflı işçilerin gelişlerinin sınırlanacağını aktarıyor. Göç Danışma Komitesi (MAC) ayrıca, serbest dolaşımın sona ermesinden sonra AB vatandaşlarının AB vatandaşı olmayanlarla aynı kurallara tabi olması gerektiğini söyledi. Ancak, göçmenlik sistemi politikası AB ile yapılan görüşmeleri kapsamıyor. Bu yüzden bu politika yalnızca Brexit sonrasında “yalnızlaşma” politikasına karar verildiği takdirde önerilmekte.

AB işçilerinin verdiği büyük katkı için Mulheirn şunları ekledi: “Dahası, bu güçlü pozitif yönde olan katkı bir ömür boyu devam ediyor. Göçmenlerin büyük çoğunluğu tam eğitime ulaşırken, emeklilik masrafları kamu maliyesine ağırlık vermeye başlamadan önce birçoğu ülkeden ayrılıyor. Yapılan analize göre, Birleşik Krallığın Avrupa’yla olan yeni ilişkisi göçün azaltılmasını içeriyorsa, başkaları üzerindeki vergi yükünün artması gerekiyor”.

MAC raporu, Britanya’nın AB’den ayrıldıktan sonra serbest dolaşım kurallarını nasıl değiştirileceğine dair bir karar vermek için uzun zamandır bakanlar tarafından bekleniyordu. Oxford Economics’in değerlendirmeleri de bu raporda mevcut.

Theresa May’e yöneltilen eleştiriler ise iki yıl önce yapılan Brexit referandumundan sonra yeni bir göç politikası oluşturulmadığı için artmakta. Göç politikası, Brüksel müzakerelerinin önemli bir parçası olmasına rağmen, boş bir kâğıt parçası olarak kalıyor ve İngiltere’nin imtiyazlı ticaret anlaşmasını güvence altına almak için liberal kuralları kabul etmesi gerekiyor. Son günlerde hem başbakan hem de İçişleri Bakanı Sajid Javid, AB işçilerinin hiçbir imtiyazının olamayacağını belirttiler. Buna rağmen, bakanlar AB dahil olmak üzere gelecekteki tüm ticari anlaşmalarda, göç konusunda uzlaşmanın gerekli olacağını da kabul ettiler.

Mulheirn, Oxford Economics’in yaptığı çalışmanın analiz kapsamının, Birleşik Krallığa gelen “2016 sınıfı” göçmenlerin toplam katkısının ilk ölçümü olduğunu belirtti. Bu katkı hesaplandığında Avrupalı olmayan göçmenler, AB’den gelenlere göre 78,000 £’dan daha düşük bir net katkı sağlayacaktır.

Toplamda, 2016 sınıfının net karının 26,9 milyar sterlin olması bekleniyordu. Bunun 19,3 milyar sterlini AB göçmenlerinden gelirken, AB dışından gelen göçmenlerin sağladığı kar 7,5 milyar sterlin.

Her yıl, AB göçmenleri ortalamadan 2.300 £ daha fazla katkıda bulunurken, Avrupalı olmayan her göçmen ortalamadan 800 sterlin daha az katkıda bulunuyor. Bu miktarlar her bir Birleşik Krallık doğumlu vatandaş için 70 £ daha az durumda.

 

Kaynak: Independent