Yunan STKlar: “Geri Kabul Anlaşması İnsan Onuruna Aykırı”

geri kabul

AITIMA, ARSIS, Network of Social Support for Refugees and Migrants, Greek Council for Refugees, Greek Forum of Refugees, Greek Helsinki Monitor, Inıtıatıve for the Detainees’ Rights, LATHRA, Lawyers’ Team for Refugees’ and Migrants’ Rights, PRAKSIS, Refugees Support Aegean ve World without Wars and Violence adlı göç üzerine çalışan kuruluşların 24 Ekim 2018’de ortak olarak yayınladıkları bildiride şu ifadeler yer alıyor:

“Ege Deniz  ve Yunan adalarında artan problemlerin şiddeti göz önünde bulundurulduğunda, AB-Türkiye Geri Kabul Anlaşması sebebiyle, mülteciler insanlık dışı koşullarda yaşamak zorunda bırakılıyor ve mültecilere yönelik ırkçı ve hoşgörüsüz olaylar her geçen gün daha da artıyor. Bizler ise bu durum karşısındaki pozisyonumuzu tekrarlıyoruz:

Mültecilerin her gün yüzleşmek zorunda bırakıldığı bu problemler, AB’ye ülkelerin imzaladığı ve Avrupa’nın  sınırlarından uzak tutmak için devam ettikdikleri önleyici politikalar, mültecileri kurban ve rehin haline getiriyor.

Mültecilerin Türkiye’de göz altında tutulması ve süresiz hapsedilmesi, Avrupa sınırlarından geçmelerine izin verilmemesi, bir kaç yıl önce AB-Türkiye Anlaşması ile başladı.

İnsan hakkı ve onurunun iadesi siyasi uygulamaların merkezinde olması gerekirken, bugün Avrupa sınırlarını koruyucu uygulamalar ve insani değerlerin yok sayılması ön plana çıkıyor.

Yunanistan’da stratejik planlama dahilinde düzgün bir şekilde devam eden mültecilerin topluma uyumu, yerel halkla birlikte yaşamalarını destekliyor. Yunan adalarındaki durum ve Avrupa sınırlarını koruyucu politikaların aksine entegrasyonu zorlaştırmak yerine, kolaylaştırmak hedefleniyor.

Mülteci nüfusu kuşatan bu problemler yerel topluluklarda da olumsuz bir etkiye sebep oluyor. Mülteci nüfusu azaltmaya yönelik yarı önlemler veya geçici bir şekilde yaşam koşullarının iyileştirilmesi, mültecilere yönelik dayanışmanın güçlendirilmesi gibi önemli konular ise bu politikalar arasında yer almıyor. Tüm bu sorunlara sebep olan ve beraberinde gelen problemler ise, mültecilerin Yunan adalarında veya Türkiye’de, AB-Türkiye Anlaşması sonucunda hapsedilmelerinden kaynaklanıyor.”