Türkiye, jeopolitik ve coğrafi konumu sebebiyle Cumhuriyet öncesinde de bugün olduğu gibi kitlesel ve bireysel göçlere ev sahipliği yapan bir ülkedir. Ancak 2011 yılında patlak veren Suriye krizi sonrası gerçekleşen Suriyeli göç dalgası tarihte ki en büyük göç hareketlerinden biri oldu. 2011 yılında başlayan bu göç hareketinden etkilenen ülkelerden biri de Türkiye’dir.

Türkiye’de bulunan Suriyeli sayısı her geçen yıl arttı: 2012 yılında Türkiye’de Suriyelilerin sayısı 14.237 iken 26.04.2018 tarihi itibariyle 3.588.877’dir. Bu artış ile beraber Türk halkının Suriyelilere bakışı da değişip dönüştü. Türk halkının Suriyeli algısını kavramak amacıyla, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü’nün açıkladığı son verilerinde illere göre dağılımda 12. sırayı alan ve 97.719 kayıtlı Suriyeli sığınmacıya ev sahipliği yapan Ankara’da yaşayan yerel halk ile yapılan anket çalışmasına yer verildi.

Ankara’da Bir Anket Çalışması

Anket çalışması Ankara’nın en fazla nüfusa sahip olan Etimesgut, Çankaya, Yenimahalle, Altındağ ve Keçiören olmak üzere 5 ilçesinde gerçekleştirildi. Cinsiyet dağılımının eşit olmasına, eğitim düzeyi, meslek ve yaş dağılımının da şehrin demografik yapısıyla dengeli olmasına dikkat edildi. Katılımcıların %5’i ilkokul,  %10’u ortaokul, %20’si lise, %5’i önlisans, %50’si lisans, %10’u lisansüstü eğitim almış kişilerden oluştu. Ankete katılanların yaklaşık %20’si 18-25 yaş aralığındaki yeni kuşaktan, %60’ı 26-49 yaş aralığında ve aynı zamanda iş hayatında daha aktif olan orta kuşaktan oluştu. Geriye kalan %20’lik kesim ise 3. ve 4. kuşağı içeren 50 yaş ve üzeri bireyleri içeriyor. Meslek gruplarına göre dağılımda katılımcıların, %20’sini işsizler ve ev hanımları, %18’ini özel sektör çalışanı ve serbest çalışanlar, %25’ini memurlar, %20’sini öğrenciler ve %17’sini emekliler oluşturuyor.

Türk halkının Suriyelilere yönelik algısını yansıtan bu anketin sonuçlarına göre;

  • Ankete katılanlara “Suriyelilerle ilgili en çok hangi kaynaktan haber alıyorsunuz?” sorusu sorulduğunda %50’si televizyon haberleri, %20’si internet haberleri, %15’i sosyal medya, %10’u gazete haberleri, %5’i ise mahalle/akran/komşular cevabını vermiştir.
  • Suriyelilerin Türk ekonomisini nasıl etkilediği sorusuna ise %84’ü olumsuz, %16’sı olumlu yanıtını vermiştir. Olumsuz yanıtını veren çoğunluğun ortak endişesi Türkiye’nin Suriyeliler için yapmış olduğu harcamanın çok fazla olması ve Batı’dan gelen yardımların bu harcamanın sadece çok küçük bir miktarına tekabül etmesidir. Ankete katılanların çoğunluğu Suriyelilere yapılan bu yardımların Türkiye’nin ekonomisini olumsuz etkilediğini düşünüyor. Yerel halkın, Suriyelilerin Türk ekonomisini olumsuz etkilediği düşüncesinin diğer nedeni Suriyelilerin vergisiz iş yeri açtıkları söylemleridir. Oysa Yabancıların Çalışma İzinleri Hakkında Kanunun Uygulama Yönetmeliğinde yer alan 36-42 maddelerine bakıldığında Suriyelilerin de vergiye tabi oldukları görülmektedir. Olumlu yanıtını veren grup ise, Suriyelilerin daha ucuza çalışıyor olmalarının Türk ekonomisine olumlu katkısı olduğunu düşünüyor.
  • Ankete katılanlar, Ankara’nın en büyük 3.sorununu Suriyeliler olarak görüyor.
  • Anket çalışmasına katılan Ankaralıların %10’u Suriyelilerin asayiş ve güvenlik açısından sorun oluşturmadıklarını, %90’ı ise sorun oluşturduklarını düşünüyor. Ankara’da Suriyelileri sorun olarak gören meslek gruplarının başında memurlar ve özel sektör çalışanları geliyor. İş hayatında daha aktif yer alan orta kuşağın büyük çoğunluğu Suriyelileri sorun olarak görmekte ve özellikle de Suriyelilerin kendilerine iş bulma konusunda sorun çıkaracakları kanaatindeler.
  • Ankara halkı, Suriyelileri en çok asayiş ve güvenlik alanında sorun olarak görüyor. Suriyelilerin güvenlik sorunu olarak görülme nedenlerini de haberlerde çıkan taciz, kavga, hırsızlık gibi olaylarda Suriyelilerin yer alması olduğunu belirtiyor. Ayrıca Ankara halkı sokaklarda başıboş dolaşan ve dilenen Suriyelilerin çeşitli sorunlara neden olduklarına kendilerinin şahit olduklarını dile getiriyor.
  • “Suriyeli sığınmacı deyince aklınıza ilk gelen şey nedir?” sorusuna Ankara halkının, %46’sının olumlu ve pozitif yaklaşımlı kelimeler kullandığı, %42’sinin olumsuz sözcükler kullandığı ve geriye kalan %12’lik kısmın ise sadece göç/sığınmacı/mülteci perspektifinden değerlendirme yaptığı ortaya çıktı. Bakıldığında olumlu yargılara ve olumsuz yargılara sahip olan kişi sayısı arasında büyük bir fark görülmüyor. Olumlu/pozitif tutum, genellikle din kardeşliği ve insancıl temelde birleşiyor. Olumsuz/negatif tutum ise genellikle asayiş, toplum bütünlüğü endişesinden kaynaklanıyor. Ancak burada ki çarpıcı sonuç şu; ankete katılanların sadece %12’si göç/sığınmacı/mülteci temelinde duyguları dışında durumu sadece bilgi temelli değerlendiriyor. Yerel halk Suriyelilere duygusal yaklaşsa da onlardan korkuyor ve gelecek belirsizliği endişesi yaşıyor.
  • Ankete katılanlar, en net tepkilerini vatandaşlık konusunda dile getiriyor. Zira ankete katılanların %91’i Suriyelilere Türk vatandaşlığının verilmesini istemezken, %6’sı sabıkası olmayan ve Türkçe konuşanlara vatandaşlık verilmesinin onları rahatsız etmeyeceğini, %3’ü de vatandaşlık verilip verilmemesinin onlar için fark etmediğini zaten Türk vatandaşlarından daha fazla haklara sahip olduklarını dile getirdi.
  • Suriyeli sığınmacıların iş yeri açması hususunda ise Ankara halkının %42’si olumlu, %58’i ise olumsuz tutum sergiliyor. Ankara halkı, Suriyelilerin iş yeri açmasını büyük bir sorun olarak karşılamazken Türk vatandaşlığı verilmesini çok büyük bir sorun olarak algılıyor.
  • Suriyelilerin geri dönüşleri hususundaki düşünceleri sorulduğunda ise anket çalışmasına katılanların %2’si “dönmeleri gerekmiyor”, %8’i “kendileri dönmek isterlerse dönsünler” derken, %2’si Türklük temelinde değerlendirmekte ve “Suriye Türkmenleri’nin kalmasında bir sakınca görmemekte”, %88’i ise “Suriyelilerin mutlaka dönmeleri gerektiğini”  ifade etti. Halkın büyük çoğunluğu Suriyelilerin ülkelerine geri dönmelerini istese de Suriyelilerin büyük çoğunluğunun geri dönmeyeceğini düşünüyor. Bu düşüncelerinin altında yatan temel neden ise “burada düzenini kurmuş insanların savaştan yeni çıkmış bir ülkeye gidip tekrar orada düzenlerini kurmak için uğraşmayacakları” görüşüdür. Yerel halkın, Suriyelilerin geri dönmeyeceğini düşünmesi onların olumsuz algısını arttırıyor.

 

Sonuç: Suriyelilere Bakış

Sonuç olarak Ankara halkı, Suriye krizi ilk çıktığı 2011 yılında Suriyelilerin Türkiye’ye gelmesini doğru, Türkiye’nin Suriyelilere sahip çıkmasını da olumlu karşıladı. Suriyelilerin sığınma süresinin uzaması ile birlikte kalıcılık endişesiyle Suriyelilere yönelik bakışın artık gitmeleri gerektiği yönüne doğru evrildiği görülüyor. Yerel halkın, 2011 yılından günümüze kadarki süreçte Suriyelilere dönük algılarının değişmesini etkileyen en önemli etmenlerden birisi de ana akım medya oldu. Ayrıca Ankara halkı hem Suriyelilerin gitmesini istiyor hem de onlar için endişe duyuyor. Anket çalışmasından çıkan sonuca göre büyük bir çoğunluk Suriyelilerin ülkelerine dönmeleri gerektiği düşüncesinde birleşiyor.