İltica Enformasyon Veri Tabanı Almanya 2017 raporu yayımlandı. Rapora genel olarak bakıldığında, yeni gelen sığınmacıların sayılarında, 2015 ve 2016 yıllarına kıyasla 2017’de 198 bin başvuruyla birlikte önemli ölçüde bir azalma söz konusu. Ayrıca iltica makamları, daha önceki yıllardan birikmiş başvurularla bu sene başa çıkabildi: 2017 sonunda yaklaşık 68 bin başvurunun karar süreci devam etmekteydi fakat bunların yalnızca 22 bin kadarı 2017 öncesinde yapılan başvuruları oluşturuyor.

 

İltica Prosedürü

Yeni gelen sığınmacıların önemli bir kısmının başvuruları kısa bir zaman diliminde sonuçlanıyor. Bazı başvurularda, idari seviyedeki tüm iltica prosedürü (başvurunun tescilinden karara teslim edilmesine kadar) üç veya dört gün içerisinde işleme alınıyor.

İltica makamlarının karar verme niteliği, Alman bir askerin terör saldırısı düzenlemek için Suriyeli mülteci olduğunu söyleyerek sığınma hakkı almasının ortaya çıkması ardından kamuoyunun dikkatini çekmişti. İç soruşturmaların ortaya çıkardığına göre, iltica kararlarının büyük bir kısmı mantıksız olarak nitelendiriliyor.

Almanya’da yaşayan sığınmacı veya mültecilerin aile üyelerinin önemli bir çoğunluğu Yunanistan’dan geçiş yapıyor. Basında çıkan raporlara göre, Alman Hükümeti Nisan 2017’den itibaren Yunanistan’dan gelenlerin sayısını sınırlayarak bu gelişmeye karşılık verdi. Hükümet bu konuda belli bir kota koyduğunu reddetse de, 2017’nin ikinci çeyreğinde Yunanistan’dan gelişlerde ciddi bir azalma görüldü.

 

Kabul Koşulları

Temmuz 2017’de yürürlüğe giren bir yasama reformunun ardından, başvuru sahiplerinin “ilk kabul merkezlerinde” 24 aya kadar kalabilecekleri konusunda Federal Devletlerin bir yükümlülük getirebilmesine izin verildi.

Temelde, Federal Devletler bu kısıtlamayı bazı özelliklere dayanarak tüm başvuru sahiplerine uygulamaya yetkili konuma geldi. 2017’nin sonunda, sadece bir Federal Devlet (Bavyera), bu yeni düzenlemeyi uygulayarak, Almanya’da kalması düşük ihtimal olarak görülen çeşitli ülkelerden sığınmacıların belirli kabul merkezlerinde kalmalarını sağladı. Bu merkezler Bavyera yetkilileri tarafından “transit merkezler” olarak belirlenmişti.

 

Uluslararası Korumanın İçeriği

Suriye veya Eritre’den gelen birçok sığınmacıya mülteci statüsü yerine ikincil koruma statüsü verilmesi üzerine mahkemelerde birçok temyiz başvurusunda bulunuldu. Bu durum, yıl sonunda 70 binin üzerinde itirazın birikmesine yol açtı.

Diğer ülkelerde yapılan evliliklerin yasal olarak tanınması, Temmuz 2017’den bu yana “çocuk evlilikleriyle mücadele kanunu” ile sınırlandırıldı. Bu kanuna göre, başka bir ülkede yapılan evlilikler yetkililer tarafından sorgulanabilir ve eşlerden bir veya her ikisinin evlilik sırasında 16-18 yaş arasında olduğu durumlarda evlilik geçerliliğini yitiriyor. Ayrıca bu evlilikler, eşlerin birinin veya her ikisinin evlenme sırasında 16 yaşından küçük olduğu tüm durumlarda geçersiz sayılabiliyor. Eğer bu tür evlilikler geçersiz sayılırsa, 18 yaşın altındaki eşler iltica prosedüründe genellikle refakatsiz çocuk olarak değerlendiriliyor.

2017 yılı boyunca, aile birleşimi hakkı ikincil koruma statüsüne sahip kişiler için askıya alındı. Daha sonra Mart 2018’de yürürlüğe giren yeni bir yasa ile bu uygulama sona erdi. İlgili kanuna göre, Ağustos 2018’den itibaren ikincil koruma sahiplerinin aile bireylerine sadece “insani kota” kapsamında Almanya’ya gelmelerine izin verilecek.