Bu zamana kadar Almanya’da bir mültecinin yaşı genel olarak gençlik hizmetleri ofisinin yürüttüğü mülakatlarla tespit edilmekteydi. Ancak şu sıralar, Almanya’da mültecilerin yaşının belirlenmesi için sağlık testinin gerekli olup olmadığı tartışılıyor.

DW’de yer alan habere göre, Alman Federal İdari Mahkemesi, mültecilerin yaş tespiti için yapılan sağlık testinin her eyalette uygulanıp uygulanmayacağıyla alakalı nihai kararı verecek.

Mevcut durumda, refakatsiz ve reşit olmayan Almanya’daki mülteciler kanunların gerektirdiği üzere yerel gençlik hizmetleri ofisleri tarafından takip ediliyor. Bu ofisler aynı zamanda mültecilerin yaşlarının belirlenmesinden de sorumlu. Bu yaş tespiti çoğunlukla sözde gözle muayene yöntemleriyle gerçekleştiriliyor ve eğer bir mültecinin yaşıyla alakalı şüpheli bir durum var ise, bu ofisler aynı zamanda yaş testi uygulama hakkına sahip.

Hassas Bir Tartışma

Geçen günlerde Freiburg’da 19 yaşındaki bir tıp öğrencisinin ve Kandel köyünde yaşayan 15 yaşındaki bir kızın öldürülmesinin ardından mültecilerin yaş tespiti meselesi sıkça tartışılan bir mevzu haline geldi. Cinayetlerle alakalı yapılan araştırma sonucunda ise suçluların daha önceden hatalı olarak reşit olmayan mülteci statüsünde sınıflandırıldığı ortaya çıktı. Bu statü bilindiği üzere mültecilere eğitim, psikolojik destek, aileyle yeniden bir araya gelme ve sınır dışı edilme gibi konularda birçok avantaj sağlıyor.

Baden-Württemberg şehrindeki Mülteci Konseyi’nin genel müdürü olan Sean McGinley de konuyla alakalı olarak reşit olmayan mülteci statüsünün mültecilere birçok alanda avantaj sağladığına değinip bazı mültecilerin bu durumu suistimal ederek kendilerini olduklarından daha genç göstermeye çalıştıklarını belirtiyor Ancak kendisi, bu sağlık testini savunanların daha çok siyasi alanda gövde gösterisi yapmakla ilgilendiklerini de ifade ediyor

Diğer yandan, Almanya’daki Kırsal Bölgeler Derneği Mülteci ve İltica dairesinin başında bulunan Kay Ruge ise, yukarıdaki ifadelere katılmamakta ve neredeyse tüm mültecilerin kendilerini reşit olmayan mülteci statüsünde göstermeye çalıştıklarını iddia ediyor.

Standartlaşma için Siyasi Destek

Ocak ayında, Almanya’nın popülist sağ partilerinden olan Almanya için Alternatif (AfD) partisi bu konuyu Alman Parlamentosunda dile getirip yaşıyla alakalı yanlış bilgi veren mültecilerin hapis cezasına çarptırılmasını talep etti Ayrıca, resmi belgelerin yaş tespitinde yeterli olmadığı durumlarda ise mültecilerin sağlık testine tabi tutulmasının zorunlu olması gerektiğini savundu.

Hristiyan Demokratlar Birliği (CSU) partisinin başında bulunan Annegret Kramp-Karrenbauer ise, tüm ülke genelinde uygulanacak standart bir sağlık testi için çağrıda bulundu. Örneğin, diğer eyaletlerin aksine, Saarland eyaletinde kendilerini reşit olmayan statüde sınıflandıran mülteciler birtakım testlere tabi tutuluyor. Bu testler sonucunda mültecilerin yaklaşık yüzde 35’inin yetişkin olmalarına rağmen kendilerini reşit olmayan statüde göstermeye çalıştıkları tespit edildi.

İhtilaflı Yaş Testi

Pratikte, mültecilerinin yaşlarının belirlenmesi için yapılan testler eyaletten eyalete göre farklılık gösteriyor. Eğer bir mültecinin yaşıyla alakalı şüpheli bir durum söz konusu ise, öncelikle o kişinin fiziksel görünüşü genel fiziksel gelişimi ve yüzdeki kıl oranı gibi faktörler temel alınarak değerlendiriliyor. Bunun ötesinde yaş tespiti dişlerin, kemiklerin, bileklerin ve leğen kemiğinin X-ray görüntüleri vasıtasıyla da gerçekleşebiliyor. Fakat bu testlerdeki hata payı yaklaşık olarak 2 yıl.

Ne Kadar Ahlaki?

Bu konuyla alakalı ayrıca birtakım etik kaygılar da söz konusu Geçtiğimiz yılın başlarında, Alman Medikal Derneği’nin başında bulunan Frank Ulrich Montgomery Süddeutsche Zeitung adlı Alman gazetesine verdiği bir demeçte, bir insanın tıbbi bir ihtiyacı olmadan X-ray’den geçirilmesinin o kişinin fiziksel bütünlüğünün ihlal edilmesi anlamına geldiğine değinmişti.

Hala konuya ilişkin tam anlamıyla bir fikir birliği sağlanamamış durumda ve bu konudaki muhtelif görüşler, yetkilileri el tarayıcıları ve Amerika’da geliştirilen gen testi gibi alternatif yöntemleri araştırmaya yöneltiyor. Ancak Münster Üniversitesi’nde adli tıp uzmanı olarak görev yapmakta olan Andreas Schmeling, her iki yöntemin de tam anlamıyla bir insanın yaşının 18’den küçük olup olmadığını tespit edemeyeceğinin altını çiziyor.