Göçmenlik yasalarının daha esnek hale getirilmesi özellikle Almanya ekonomisinin büyüme paradigması hususunda sabırsızlanan vekiller tarafından gündemde tutuluyor. Göçmen politikalarına yönelik bu beklenti son olarak Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet vekili Joachim Stamp tarafından dile getirildi.

 

“Süratle Hareket Etmeliyiz”

Stamp, verdiği demeçte federal hükümetin konuda “mümkün olan en kısa sürede” bir zirve düzenlemesi gerektiğini söyledi ve “Süratle hareket etmezsek insanlar aptal gibi hissedecekler” diye ekledi.  

Stamp kamuoyunun bazı temel sorunları ayırt edemediğine de dikkat çekti. “İltica, savaş mağdurları, yüksek vasıflı uzmanların göçü – her şey tek bir kaba atılıyor. İhtiyacımız olan şey, düzenli bir sistemdir.” Vekil, bu tutumun sadece hümanist bir yaklaşım olmadığını” Sadece insani görevimiz için değil, aynı zamanda kendi ekonomik geleceğimiz için.” şeklinde ifade etti.

Almanya’ya İltica Başvuruları 2017’de Azaldı

“Alman Ekonomisi Göçe Bağlı”

Alman ekonomisinin göçe bağlı olması, ekonomistler, sosyologlar ve Alman Entegrasyon ve Göç Vakıfları Kurumu (SVR)’na bağlı diğer akademisyenler arasında artık su götürmez bir gerçek.  Çok sayıda akademisyen, Almanya’nın göçmenlik ve entegrasyon yasaları hakkındaki yeni raporlarını desteklemek amacıyla Salı günü Berlin’de bir basın toplantısı düzenledi.  Konstanz Üniversitesi’nde hukuk profesörü olan Daniel Thym, göçmenlerin neden geldikleri ve neyi değiştirebilecekleri hakkındaki soruların artık kamuoyunda tartışılması gerektiğini belirtti.Thym, “Toplumun büyük bir bölümü, politikacılar ve iş adamları Alman göç politikalarında bir takım eksiklikler olduğunu olduğunu düşünüyor.” diye ekledi.

Almanya üniversite diplomasına sahip olanlar için oldukça liberal göç politikalarına sahip. Ancak bürokrasiyi azaltma konusunda, özellikle AB üyesi olmayan göçmenler için, hala iyileştirilmesi gereken alanlar var. Thym’in açıklamasına göre, yurt dışındaki konsoloslukların yeterince hızlı olmaması, yabancı ülke ofislerinin çok yavaş çalışması ve şehirden şehre farklılık göstermesi, oldukça sık karşılaşılan bir durum.

 

Nitelikli Göçmen İhtiyacı

Köln merkezli Alman Ekonomi Enstitüsü’nün (IW) üst düzey ekonomisti Wido Geis’e göre, Almanya’nın en büyük sorunlarından biri göçmenlere mesleki nitelik kazandırılmaması ve kalifiye iş gücü eksikliği. Geis, DW’ye verdiği demeçte, “Kullanılmayan bir yerel iş gücü potansiyelinin canlandırılmasının orta vadede zor.”  olduğuna değindi. Ekonomist Geis, ayrıca Avrupa Birliği‘nin de benzer süreçlerden geçtiği için Almanya ile dayanışma sergileyemeyeceğini belirtti. Bu sebeple “Almanya’nın Üçüncü Dünya Ülkeleri’nden uzmanlara da ihtiyacı olacak” dedi.

Gentiloni: “Yaşlanan Avrupa Birliği’nin Göçmenlere İhtiyacı Var”

Alman Entegrasyon ve Göç Vakıfları Kurumu (SVR),  Alman kanunlarını yurt dışı kaynaklı iş gücüne nitelik denkliği getirecek şekilde esnekleştirmek  göçmen iş gücü katılımını arttıracağını düşünüyor. SVR’ye göre bunu gerçekleştirmenin üç yolu var. Bunlardan ilki, Alman şirketlerinin, diğer ülkelerle eğitim işbirliğini geliştirmesi Alman standartlarının diğer ülkelerde de tanınmasının sağlanması. İkincisi,  göçmenlerin mesleki eğitim programlarına teşvikinin sağlanması ve son olarak yabancı iş gücünde aranan denklik ölçütlerinin gevşetilmesi.

 

“Esas Sorun Entegrasyon”

ABD, İngiltere ve Almanya’daki pek çok sağcı popülist, sadece en nitelikli göçmenleri kabul eden Kanada politikasını benimsiyor.  Thym’e göre, İngiltere de Kanada gibi uzun zamandır seçici bir göçmen politikası uygulamasına rağmen Kanada kadar coğrafi avantaja sahip değil.

Esas sorun ise 2015 ve 2016 yıllarında gelen çok sayıda niteliksiz mültecinin iş gücüne entegre edilip edilemeyeceği olarak ortaya çıkıyor. Ekonomist Geis’e göre bu sorunun çözümü, mümkün olduğunca fazla mülteciye meslek eğitimi sağlamak. Hukukçu Thym’e göre ise bu durum mültecilerin de başa çıkmaya çalıştığı bir problem ve görünüşe göre bir gecede çözülmesi mümkün değil.

 

*Düzenleme: Doğukan Doğu