Kumkapı geri gönderme merkezinde bulunan ve sığınma başvurusu reddedilen Kazakistan uyruklu iki sığınmacı Samat Amerkhanov  ve Arman Batyrkhairov ülkelerine geri gönderilmenin üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. İki sığınmacının ülkelerinde işkence riski altında olduklarını belirttikleri başvuru kısa bir süre önce sonuçlandı. Mahkeme Türkiye’yi üçüncü ve beşinci maddeden suçlu bularak mahkeme giderleri de dahil olmak üzere toplamda 20.815 Euro tazminata mahkum etti.

Bahsi geçen 3. ve  5. madde neleri kapsıyor?

AİHM’nin insan hakları sözleşmesinin 3.maddesine dayanarak verdiği karar “işkence yasağı”na dayanmaktadır. Uluslararası hukukta işkenceye tolerans verilmediği gibi bu önleyici hüküm sığınmacı hukukunu da etkilemektedir. Mahkeme, sığınma başvurusunda bulunan iki Kazakistan vatandaşının işkence tehlikesi altında bulunduğunu ve Türk yetkilerin bu tehlikeyi ortaya çıkarabilecek yeterli tahkikatı yapmadığı yönünde hüküm verdi.

Mahkeme ayrıca sözleşmenin 5. maddesi  kapsamında olan “özgürlük ve güvenlik hakkı” üzerinden karara vardı. İnsan hakları sözleşmesinin 5. maddesine göre  “Herkes özgürlük ve güvenlik hakkına sahiptir. Uluslararası hukuk uygun hukuki kararlar haricinde kimse bu haktan mahrum bırakılamaz”

Mahkeme’nin Hüküm Metni

Batyrkhairov – Türkiye (başvuru no. 69929/12),5 Haziran 2018

Amerkhanov – Türkiye (başvuru no. 16026/12), 5 Haziran 2018

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Kazakistan’a gönderilmeden önce Kumkapı Geri Gönderme Merkezi’nde gözaltına alınan iki Kazakistan vatandaşı Batyrkhairov-Türkiye (başvuru no. 69929/12) ve Amerkhanov-Türkiye (başvuru no. 16026/12) ile ilgili davada karar vermiştir.  Uluslararası koruma başvuruları Türk yetkililer tarafından reddedilmiştir.

AİHM, Türk makamlarının, başvuranların  iddialarına yönelik sağlıklı bir tahkikat yapmak ve menşe  ülkelerindeki olası kötü muameleye ilişkin şüpheleri dikkatlice değerlendirme yükümlülüğü altında olduklarını hatırlatmıştır. Her iki durumda da AİHM, başvuranların sığınmacı haklarına uygun bir şekilde değerlendirmeksizin uluslararası koruma sağlayan yasal uygulanmadığını tespit etmiştir. Başvuranlara yönelik (Kazakistan kaynaklı) terörizmle ilgili suçlamalara dayanarak sığınma başvurusunun değerlendirildiği gerçeğine dayanarak, Türk makamları AİHS’nin 3. maddesi kapsamındaki usul yükümlülüklerini yerine getirememiştir. Ayrıca, Batyrkhairov – Türkiye davasında, AİHM, başvurucunun Kazakistan’a geri gönderilmesinin  yurt içi iade prosedürünün bir bölümünü teşkil ettiğini düşünmüştür.

AİHM, Türkiye’deki bulgularından ayrılmasının özel şartlar gerektirmediğini tespit etmiştir. Burada Mahkeme, Türk hukukunda, sınır dışı edilmek amacıyla alıkoyma usulünü belirleyen açık kanuni hükümlerin bulunmaması durumunda, başvuranların AİHS’nin 5 (1) Maddesinin amaçları bakımından “yasal” olmadığına karar vermiştir.