Çoğunluğu Afganistan ve Pakistan’dan olmak üzere İran, Myanmar ve Eritre’den gelip hayata tutunmaya çalışan insanlar Ağrı veya Erzurum sınır kapısından geçirilerek Türkiye’ye getiriliyor. Peki nasıl ve neden?

Ağrı Polis Merkezi ve İl Göç İdaresi tarafından “Yasa dışı Göçmenler” olarak nitelendirilen bu insanların tek amacı bulundukları ülkelerdeki çatışmalardan uzaklaşarak geride ve hayatta kalan aileleri için hayata tutunabilmek. Konu ile ilgili Ağrı Polis Merkezi ve Ağrı Terminali’nde gerçekleştirdiğim görüşmelerde bir çok Afgan kadın “Afganistan’daki 40 yıllık bitmeyen savaştan kaçtıklarını ve çocuklarını okutmak için buraya gelmeye çalıştıklarını” ifade ediyor.

Ağrı Polis Merkezi’nin spor salonunda güvenlik kontrolünde tutulan 34 yaşındaki Afgan bir kadın ise geliş sebebini şu şekilde anlatıyor, “ Afganistan’dan geliyorum. Orda savaş var. İyi yaşayamıyorum. Dışarı çıkamıyoruz. Pazara gidemiyoruz. Taliban’dan kaçıyoruz. Orda savaştan başka bir şey göremiyorduk. Emniyet de yok. Kendimizi güvende hissetmiyoruz Afganistan’da. Devlet ve Taliban savaşıyor. Devlet bizi koruyamıyor. Emniyet olsaydı buraya gelmezdik.

Türkiye'ye Afgan Göçü
Fotoğraf: Fatma Çakır/BMSHaber

Taliban’dan önce dünyaya gelmedik. Taliban 35-40 yıldır var. Hep vardı. Taliban, Devlet’le savaşıyor. Bizi bırakmıyorlar. Halka saldırıyor, savaş açıyorlar. Bomba, canlı bomba, her yerde bomba var. Türkiye’de güvende oluruz diye geldik. Kaçak geldik buraya. Sınırdan giriyoruz. Yaşamak için buraya geldik, orada yaşayamıyoruz. Kadınların işi yok. Kadınların dışarı çıkması yasak. İş de verilmiyor kadınlara. Durum kadınlar için çok kötü. Ben kalp hastasıyım. Burada ameliyat olurum diye geldim.”

 

Son Çare Türkiye

Her gün canlı bombaların patladığı ve çatışmaların yaşandığı Afganistan’dan hayatta kalabilmek için son çare olarak insan kaçakçılarına başvuran Afganlar kişi başı en az 1200 dolar ödediklerini ifade ediyorlar. Polis Merkezi’nin spor salonunda güvenlik gerekçesi ile tutulan 24 yaşındaki diğer bir Afgan kadın ise “Annemi ve babamı hep gözümün önünde öldürdüler. Bir kocam ve ben varım. Bir de çocuğum. Kocamın anne ve babasını ve dayımı üçünü birden öldürdü Taliban. Kocam yaralandı. Afganistan’da kimsem yok. Babam benim kocamı büyütüp kocama verdi. Biz de çok sıkıntı olunca buraya geldik. Bir akşam vakti 10-15 sene önce evimizi basıp ateş açtılar. Kendi annem babam Afganistan’da kaldı ama çok zor durumdalar. Yerim iyi olursa annemi babamı da aldıracağım. Her gün Taliban evleri basıyor. Bir de Işid çıkmış, bu örgüt daha beter. Terörist örgüt. Hepimiz aynı otobüsle geldik 15 gün önce. Biz de elbise yoktu. Bunları da başkaları verdi. Sınırı geçtik, Ağrı’daki köylerdekiler kıyafet verdi. Bir çanta elbiselerimiz vardı taşıyamadığımız için hepsini attık. Çok eziyetli oldu. Önce Afganistan’dan İran’a geliyoruz. Ordan da kaçakçılar buraya getiriyor. Kaçakçıların numaralarını bize veriyorlar. Bizde görmüyoruz. Sürekli araba değiştirerek getiriyorlar. Kişi başı 1200 dolar aldılar. Çocuk için çok yalvardık o yüzden onun için hiç para almadılar. Aslında çocuklar için de alıyorlar. Ama paramız yok.”

34 yaşındaki bir başka Afgan kadın ise çocuğu ve kendisi için ayrı ayrı 1700 dolar ödediğini ifade ederek her şeyini bırakıp kaçmak zorunda olduğunu, kocasının da diğer çocuklarını alarak onu terk ettiğini belirtiyor.

Türkiye'ye Afgan Göçü
Fotoğraf: Fatma Çakır/BMSHaber

Güvenlik Kontrolü İçin Bekliyorlar

Çoğunluğu Afganistanlı olmak üzere farklı ülkelerden 200’e yakın kişi Ağrı Emniyet Müdürlüğü Spor Salonu’nda İl Göç İdaresi’nin güvenlik kontrolleri için tutuluyor. Kaçış rotasının ise Afganistan, İran, Doğubeyazıt ve Ağrı, buradan ise Ankara ve İstanbul, sonrasında ise Avrupa ülkeleri olduğu belirtiliyor. İl Göç İdaresi görevlileri ise bu insanların yıllardır bu şekilde kaçak olarak ülkeye taşındığını hiçbir şeyin değişmediğini, geri gönderme merkezi bulunmadığı için Ağrı Polis Merkezi’nin Spor Salonu’nda tutulduklarını belirtiyor. Aynı zamanda şu an sınırda bir duvar çekme çalışması olduğunu belirten görevliler, bu çalışmadan sonra insan akışının yavaşlayacağını düşünüyor.

İki haftaya kadar süren bu gözetim süresinden sonra sicili temiz olan yasa dışı göçmen statüsünde görülen insanlara İl Göç İdaresi tarafından T6 adında bir “salıverme belgesi” veriliyor. Bu belgeye göre Ağrı il sınırları içerisinde kalmak şartıyla her hafta imza vermeleri gereken yasa dışı göçmenlerin bir çoğu ise burada iş imkanı ve tanıdıkları olmadığı gerekçesiyle başta Ankara ve İstanbul olmak üzere büyük şehirlere göç edebilmek için otogarın yolunu tutuyor.

Türkiye'ye Afgan Göçü
Fotoğraf: Fatma Çakır/BMSHaber

Otogarda İnsanlık Dramı

T6 belgelerini sadece Ağrı’da yaşayabilmek için alan yasa dışı göçmenler otogarda ise Ankara ve İstanbul’a geçebilmek için bilet satın almaya çalışıyor ancak bu durum yasal olarak yasak olmasına rağmen bazı otobüs firmaları tarafından biletler satılıyor. Yerel bir otobüs firması olan Patnos İtimat Turizm’in sahibi olan Adnan S. ise ellerinden gelen her şeyi yaptıklarını, valilik dahil her üst merciye gittiklerini belirterek kimsenin bu durumla ilgilenmediğini belirtti. Kaçak olarak insanları taşıyan bu otobüs firmalarını valilik dahil herkesin bildiğine dikkat çeken Adnan S. geceleri polis otogarı terk ettiğinde fahiş fiyatlara biletler satılarak hayatta kalmaya çalışan insanların ellerinde kalan son paralarına da bu şekilde el konulduğuna dikkat çekiyor. Bireysel olarak tüm yolları denediğini belirten firma sahibi, 40 kişilik otobüslerde kişi baş normalde 90 lira civarında olan bilet fiyatının 200-800 lira aralığında satılarak 200 kişinin aynı otobüste her gece altlı üstlü büyük şehirlere taşındığını belirtiyor. Bu durumun yıllardır bu şekilde devam eden bir rant sistemi olduğundan bahsederek burada parası olmadığı için aylarca otogarda kalan insanları işaret ediyor. Otogarda azınlığı kadın olmak üzere büyük bir kitle her gece dolup taşıyor. Yerel esnaf ise kendi aralarında topladıkları paralarla burada barınmaya çalışan insanlara yardımcı olurken devletin ve vekillerin bu konuda çözüm üretmelerini, insanların mağduriyetlerini görmelerini gerektiğini belirtiyorlar.

Adnan S.’nin dikkat çektiği bir diğer önemli konu ise, Doğubeyazıt’ta parası olmadığı için rehin tutulan insanlar. Özellikle kadınların maruz kaldığı taciz ve tecavüz durumlarından bahsederek, bu konu üzerinde çalışılmasını ve insan ticaretinin durdurulmasını istiyor.

23 yaşında Afgan bir erkek olan Khaled ise altı yıldır Türkiye’de fırıncılık yaptığını, savaşta kardeşlerini kaybettiğini ve buradan geride kalan ailesine para göndermeye çalıştığını belirterek duvar çekmenin kaçakçıları durduramayacağını ifade ediyor.

Peki insan kaçakçılarını ve  yıllardır herkesin gözü önünde gerçekleştirilen bu rant sistemini kim durduracak?